Blog

Blog

Okul Çağı Çocuklarında Görme Kusurları ve Korunma Yöntemleri

Okul Çağı Çocuklarında Görme Kusurları ve Korunma Yöntemleri

Görme yeteneği çocukların gelişimi açısından çok önemlidir, çünkü çocuklar çevreleri ile sosyal etkileşimde bulunarak gelişirler. Görme bozuklukları, günümüzde bütün dünyada çok yaygınlaşan bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocukluk çağında ortaya çıkan görme bozuklukları, ailedeki genetik yatkınlıktan etkilenmekle birlikte, çevresel faktörlerle de desteklenmektedir. Görme azlığı, çocuğun gelişimini, okul başarısını ve sosyal hayatını olumsuz yönde etkiler. Okulda dikkat eksikliği, derslere karşı isteksizlik, yorgunluk, okumayı geç öğrenme, derslerde algılama bozuklukları, düşük karne notları ve davranış bozuklukları görme bozukluğuna bağlı gelişebilir. Görme bozukluklarının erken teşhis ve tedavi edilmesi, çocukların hem okul başarısının artmasını, hem de çevrelerindeki bireylerle sosyal iletişimlerinin daha iyi olmasını sağlar.

Bebeklerde doğumla birlikte gelişmeye başlayan görme duyusu, çocukluk çağına gelindiğinde 7-10 yaşlarında tamamlanır. Görme gelişimi esnasında her yaşta çeşitli problemler oluşabilmekle birlikte, görme bozuklukları genellikle çocuğun okula başlaması ile farkedilmektedir. Bazı durumlarda görme bozukluklarının ilkokul yıllarına kadar teşhis edilmemesi gecikmeye ve kalıcı görme kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle doğumdan itibaren düzenli aralıklarla göz muayeneleri yapılması önerilir. Özellikle ailesinde görme bozukluğu, göz hastalığı, şaşılık ve göz tembelliği olan çocuklarda, bebeklik çağından itibaren rutin göz muayeneleri ihmal edilmemelidir.

Okul çağı çocuklarında en sık görülen görme kusurları miyopi, hipermetropi ve astigmatizma olarak sıralanabilir. Bu problemlere kırma kusurları denmektedir çünkü gözdeki kornea ve göz lensi gibi optik yapıların kırıcılık özelliğine ve ayrıca gözün ön-arka çapının uzunluğuna bağlı olarak gelişmektedir. Normal görme yani emetropi, çevreden gelen görüntülerin bu kırıcı ortamlardan geçtikten sonra retina denen ağ tabakasının tam üzerinde odaklanmasıyla sağlanır. Ancak görüntüler retina üzerinde odaklanamazsa bulanık olarak algılanır.

Miyopi:

Halk arasında uzağı görememe olarak bilinen kırma kusurudur. Miyop çocuklar yakını net görürler ancak uzaktaki objeleri, örneğin okulda tahtayı bulanık görürler. Miyopide göz ön-arka çapının normalden uzun olması ya da kornea ve lensin kırıcılığının fazla olması nedeniyle görüntü retinaya ulaşamamakta ve retinanın önünde odaklanmaktadır. Uzaktaki cisimlere karşı ilgisizlik, okulda tahtayı görememe, evde televiyonu yakından seyretme, uzağa bakarken gözlerini kısma ve ovuşturma miyopinin belirtileridir. Miyopi sıklıkla ilkokul çağında başlar ve yirmili yaşlara kadar ilerleyebilir. En hızlı artış 10-15 yaş arasında olmaktadır. Ailede miyop ebeveyn ve kardeşlerin olması, miyopiye yatkınlık oluşmasına yol açar. Çevresel faktörler de miyopi gelişmesinde önemli rol oynarlar. Günümüzde miyopi görülme sıklığı artmıştır. Bunda rol oynayan en önemli çevresel faktör, çocukların hayatına çok erken yaşlarda giren tablet, cep telefonu, bilgisayar gibi teknolojik cihazlardır. Yakın okuma ve çalışma süresi arttıkça, miyopi gelişme ve ilerleme riski artar. Yapılan araştırmalarda, dışarıda daha çok vakit geçiren çocuklarda, ev içinde ve masa başında vakit geçirenlere oranla daha az miyopi oluştuğu saptanmıştır. Miyopi, en sık çocuğun okula başlamasıyla, tahtadaki yazıları göremediğinin öğretmeni tarafından farkedilmesiyle saptanmaktadır. Ancak bazı çocuklarda doğumdan itibaren mevcut olabilir. Miyopi, çok yüksek derecelerde olmadığı sürece göz tembelliği açısından risk içermez, çünkü çocuk yakındaki objeleri net görmekte ve beyin gelişimi esnasında bu net görüş görme yollarının yeterli gelişimini sağlamaktadır. Miyopi tedavisinde kullanılan kalın kenarlı mercekler, görüntünün retina üzerine düşerek netleşmesini sağlar. Miyopiden korunmak herzaman mümkün değildir çünkü aile kalıtımı ve göz ön-arka çapları miyopiyi oluşturan ana faktörlerdir. Ancak dışarıda spor faliyetleri ile uğraşan çocuklarda, masa başında tablet ve bigisayara çok vakit ayıranlara göre daha az oranda oluştuğu ve daha yavaş ilerlediği gösterilmiştir. Çocuğun çalıştığı ortam, masa ışığının homojen ve aydınlık olması da miyopi açısından diğer koruyucu önlemlerdir.

Hipermetropi:

Halk arasında yakını görememe olarak bilinir. Sonsuzdan gelen ışınlar, göz küresi normalden küçük olduğu için yada kornea ve lensin kırıcılığı az olduğu için retinanın arkasında odaklanır. Görme net değildir, gözlük takmak gerekir. Yakın görüntüyü netleştirebilmek için gözler gereğinden fazla uyum yapmak zorunda kalır. Bu durum, yorgunluk, baş ağrısı, konsantrasyon eksikliği, kitap okumaktan kaçınma ve göz ovalama gibi belirtiler verir. Bazı ileri durumlarda şaşılık tabloya eşlik edebilir. Hipermetropi tedavisinde, ince kenarlı yakınsak merceklerle görüntünün retinaya odaklanması sağlanır. Hipermetropi, miyopinin aksine genellikle bebeklik çağından itibaren bulunur. Yenidoğanların %75’i hafif hipermetrop doğar. Göz yapılarının ve boyutunun gelişmesiyle ilkokul yaşlarına gelindiğinde hipermetropi düzelir. Ancak yüksek hipermetropi mevcutsa okul öncesi dönemde teşhis ve tedavi edilmesi gerekmektedir çünkü tedavisinin gecikmesi göz tembelliğine yol açabilir. Bu nedenle ailelere ve hekimlere çok iş düşmektedir. Aile öyküsü veya şaşılık olan çocuklarda doğumdan hemen sonraki aylarda, olmayanlarda ise en geç üç yaşına kadar damlalı göz muayenesi yapılmalıdır. Küçük çocuklar, okula başlamadan önce en çok yakın objelere odaklanmaktadır. Hipermetropi varlığında yakın objelerin görüntüsü net olmayacağı için gelişmekte olan beyine bulanık görüntüler ulaşır ve görme yolları gelişimi yeterli olmaz. Bu durum, beyin gelişiminin tamamlandığı 7 yaşından önce farkedilip düzeltilmezse, ömür boyu kalan ve göz tembelliği denen görme problemi ortaya çıkacaktır.

Astigmatizma:

Korneada değişik eksenlerde değişik kırıcılık olmasına bağlı görüntünün bulanık algılanması durumudur. Hem uzak hem yakın görmeyi etkilediği için, çocukluk çağında yüksek astigmatizma değerlerinin gözden kaçması derin göz tembelliklerine yol açabilir. Ayrıca astigmatizma baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, derslere isteksizlik ve ilgisizlik gibi problemlere de yol açabilir. Bu baş ağrısı ve göz yorgunluğu durumuna tıp dilinde astenopi denmektedir. Astenopi, gözün görüntüyü netleştirebilmek için aşırı uyum yapmaya çalışması sonucu ortaya çıkar.

Çocukluk çağında, herşey normal gibi görünse de her çocuk doğumdan itibaren rutin göz muayeneleri ile değerlendirilmelidir. Aileler göz bozuklukları ile ilgili bilgilendirilmeli, görme azlığından şüphelenilirse erkenden hekime başvurmaları konusunda bilinçlendirilmelidirler. Okul çağı çocuklarında görme problemlerinin saptanmasında öğretmenlere çok önemli görevler düşmektedir. Okullarda belli aralıklarla göz taramaları yapılmaktadır. Bu taramalarda az gördüğü saptanan çocukların aileleri ile görüşülmeli, göz hekimine başvurmaları sağlanmalıdır. Çocuklar özellikle ilkokulun ilk yıllarında görme azlığını ifade edemeyebilir. Bu yıllarda göz bozuklukları sıklıkla kendini derste konsantrasyon eksikliği, hiperaktivite, ders başarısının düşük olması hatta antisosyal davranışlar şeklinde gösterebilir. Hatta bazen çocuklar bu davranışları nedeniyle öğretmeni ve ailesi tarafından olumsuz eleştirilere ve tavırlara maruz kalmaktadır. Bu yanlış yaklaşımlar uzun süre altta yatan göz bozukluğunun atlanmasına yol açmaktadır. Bu çocuklarda kırma kusurları düzeltildiğinde ders başarısının, anlama ve konsantrasyon kabiliyetinin arttiğı ve sosyal ilişkilerinin düzeldiği görülmektedir.

Sonuç olarak, çocukluk çağı görme problemlerinde zamanında teşhis ve doğru tedaviler ile kalıcı görme kaybını önlemek ve çocuğun okul başarısını, derslere olan ilgisini ve motivasyonunu yükseltmek mümkündür. Bu nedenle, her çocuk doğumundan itibaren düzenli aralıklarla göz hekimleri tarafından değerlendirilmelidir. İlkokula başlamadan önce ve başladıktan sonra her yıl görme muayeneleri yapılmalı ve gerekli durumlarda gözlük verilmelidir. Bu konuda aileler ve öğretmenler bilinçlendirilmeli, okullarda seminerler düzenlenmeli, medyada eğitici programlar yapılmalıdır.

 

Kaynakça

  1. Shah RL, Huang Y, Guggenheim JA, Williams C. Time Outdoors at specific ages during early childhood and the risk of incident myopia. Invest Ophthalmol Vis Sci. 2017, 1;58(2): 1158-66.
  2. Morgan I, Rose K. How genetic is school myopia? Prog Retin Eye Res. 2005;24:1–38.
  3. Williams KM, Bertelsen G, Cumberland P, et al. Increasing prevalence of myopia in Europe and the impact of education. Ophthalmology. 2015;122:1489–1497.
  4. Guggenheim JA, St Pourcain B, McMahon G, et al. Assumption-free estimation of the genetic contribution to refractive error across childhood. Mol Vis. 2015;21:621–632.
  5. Williams C, Miller L, Gazzard G, Saw S-M. A comparison of measures of reading and intelligence as risk factors for the development of myopia in a UK cohort of children. Br J Ophthalmol. 2008;92:1117–1121.
  6. Ramamurthy D, Lin Chua SY, Saw SM. A review of environmental risk factors for myopia during early life, childhood and adolescence. Clin Exp Optom. 2015;98:497– 506.
  7. Josephine O. Ibironke, OD, MPH, David S. Friedman, MD, PhD, Michael X. Repka, MD, Joanne Katz, ScD, Lydia Giordano, OD, MPH, Patricia Hawse, MS, COMT, and James M. Tielsch, PhD

Child development and refractive errors in preschool children. Optom Vis Sci 2011, 88(2): 181-7.

  1. Azizoğlu S, Crewther SG ,Şerefhan F ,Barutchu A, Göker S, Junghans BM. Evidence for the need for vision screening of school children in Turkey.BMC Ophthalmol 2017, 17:230.

 

error: Web Sitemizde Sağ Tıklama Engellenmiştir.